FANDOM



Vampir Nedir?

Vampir efsanesi en eski çağlardan beri olan bir mittir.Avrupa dillerinde pek çok karşılığı vardır.Hırvatçada lupirina,Çek ve Slovak bölgesinde upir,Polonyada vapierz diye çağrılmakla beraber kelimenin kökünün tatar dilindeki obmak fiilinden obura ardından upır kelimesine ve en sonunda da vampir kelimesine dönüştüğü sanılmaktadır.Dünyanın çeşitli yerlerinde vampir söylencelerini besleyen pek çok mit vardır.Çin'de enerjiyle beslenen Jiang-Shi,Eski Yunanistan'da vrykolakas ve Romanya'da en bilinen türü strigoi ya da Doğu Avrupa'da söylenen adıyla Nosferatu bunlardandır.Avrupa'da bununla ilgili bilinen ilk kayıt 1200 yıllarında Walter Map adlı bir adamı bütün köyü katleden ve sonunda sağ kalan son kişi kılıcıyla öldürdüğü bir vampirden bahseder.Söylenceler Orta Çağ'da Kara Veba'nın yayılmasıyla artar.Porfiria denilen bir çeşit kan hastalığı yüzünden hastalarda beliren dudak çekilmesi,dişlerin belirgin gözükmesi,sarmısaktaki maddelere alerji ve gün şığına karşı aşırı duyarlılık bu söylenceleri arttırdı.Bazı durumlarda ölülerde dış çürümenin yavaşlaması,ağızda kan birikimi gibi belirtiler bu efsaneleri yaygınlaştırdı.Bir diğer husus Katalepsi gibi aniden bayılıp kalmaya yol açan bir hastalıktı.Bu da hortlama söylencelerini yaygınlaştırıyordu.

Öyle ki 1700lü yıllarda Avusturya Macaristan Kraliçesi Maria Theresa dahi bu söylenceleri araştırmak için bir ekip gönderdi.Ama hiçbir şey çıkmadı.Esasında bu efsaneler daha çok Sırbistan ve Romanya'da yaygınlaşıyordu.Ama Vampir kavramını üne kavuşturan Bram Stoker'ın 1897 yılında yazdığı ve Kazıklı Voyvoda Vlad üzerine kurguladığı Dracula romanı oldu.Sinema sahnesinde yıldızı 1922'de Murnau'nun çektiği Nosferatu,1931'de Ted Browning'in çektiği ve başrollerinde Bela Lugosi ve Edward Van Sloan'ın oynadığı Dracula ve elbette 1958'te Dracula rolünde efsaneleşecek Christopher Lee ve Peter Cushing'in oynadığı Horror Of Dracula ile parladı ve popüler kültüre oturdu.

Vampirin Doğumu

Ortaçağ'da vampirin türemesi ile ilgili pek çok teori vardı.Vaftiz olmadan ölen insanlar,ölen kurtadamlar,dinden çıkanlar veya büyü ile uğraşan kötü kişiler vampir olarak yeniden hortlayabilirdi.Katolik Kilisesi de kendi gücünü arttımak için bu durumu o dönemde meşrulaştırmış ve avlar başlatmıştı.Özellikle kendisine karşı olan sapkınlar karşısında cadı avları gibi vampir avlarını kullanıyordu.Genellikle vampir olarak hortlamaması için ölüler dört yolun ortasına gömülürlerdi.Mezar taşlarını haç biçiminde olması o dönemin geleneklerinden gelmedir.Veyahut ta ölü sırtüstü gömülürdü ki vampir mezardan çıkacak toprağın derinliklerinde kaybolsun.Bazı durumlarında mezarında üzerinde bir kazık asılı bulundurulurdu ki hortladığında kazık saplansın.Genellikle vampir olarak hortlayacağından şüphelenilen kişinin ağzına bir haç yerleştirilirdi.

Bir mezarda vampir olup olmadığını anlamak için genellikle bakire veya daha sıklıkla beyaz bir at kullanılırdı.Beyaz atın çıldırdığı mezarın içinde vampir olduğuna inanılırdı.Yine mezar taşında çatlama,ölünün çok sağlıklı görünmesi gibi şeylerde cesetten şüphelenilmesine yol açardı.Eski geleneklerin bazılarına göre vampirin ömrü 40 gündür ama çoğu onları ölümsüz diye niteler.Ve gene kabul edilen bir husus hortlayan vampirin ilk kurbanlarının aileden veya arkadaşlarından olacağına inanılırdı.

Vampirin türemesinin bir diğer yolu da bir vampir tarafından birinin saldırıya uğramasıdır.Genelde saldırıya uğrayan kurban zayıf,halsiz ve yorgundur.Kansızlık en önemli belirgindir.İştahsızlık ve de uyurgezerlik diğer yan belirtileridir.Genelde hasta kan nakliyle kurtarılmaya çalışılır.Ama kurban bir defa ısırıldıktan sonra vampirin çağrısına açıktır.Sonunda 2 veya 3 kere saldırıya uğradıktan sonra kansızlıktan kurban ölür ve vampir olarak hortlar.

Vampirin Özellikleri

Vampirler genellikle hayli yakışıklı ve çekici,solgun ve insana çok benzeyen gece yaratıklarıdır.Ellerinin içi kıllı diye tarif edildiği yerler olmuştur.(Örneğin Frank Finlay'ın oynadığı 1977 yılındaki mini seri Count Dracula'da)Tırnakları uzundur.Yansıması yoktur.Aynada yansımasının olmamasının sebebinin ruhunun olmaması söylenir.Kurbanlarının kanının içerek gençleşebilir.Ayağına taş değmediği sürece ölümsüzdür.Yirmi kişinin gücüne sahiptir.Çok hızlıdır.Refleksleri çok güçlüdür.Karanlıkta hisleri ve duyuları hayli keskindir.Normal saldırılar ona işlemez.

Kurda ya da yarasaya dönüşebileceği söylenir.Fare,yarasa,kurt(beyaz kurt hariç)gibi hayvanları kontrol edebilir.Hava olaylarını manüpüle edebildiği veya kendisini sise dönüştürebildiği söylenir.İnsanların zihinlerini okuyabilir ve onlara hükmedebilir.Genellikle kendi ülkesinden getirdiği toprağın bulunduğu toprakta dinlenmek zorundadır.Çünkü güç kazanabilmesi için kendi topraklarında barınmalıdır.Genellikle filmlerde bu tabutları temizlemek ve yaratığı burada barınamaz hale getirmek için kutsal su veya komünyon ekmeği kullanılmıştır.Geldiği yere veba taşıdığı da söylenmiştir.(Nosferatu kelimesi eski yunancada nosforos yani veba yayıcıdan türemiştir.)

Vampirin Zayıflıkları

Doğu Avrupa söylencelerine göre vampirin pek çok zayıflığı da vardır.Bunlardan ilki sarmısaktır.En bilinen korunma yöntemi olan

sarmısak Eski Mısır ve Mezopotamya'da ilaç olarak kullanılır ve büyüye ve nazara karşı kullanılırdı.Efsanelere göre vampir,sarmısağı sevmez ve uzak durur.Filmlerde kurbanı kurtarmak için kurbanın bulunduğu odaya sarmısak koymak kullanılmıştır.(Örneğin Mel Brooks'un 1995 yılındaki Dracula:Dead And Loving It filmi)Ama bu sadece fictional değil aynı zamanda folkorik bir unsurdur.

Gümüş de vampire karşı kullanılan unsurlardır.Gümüş kurşunun vampiri yok ettiği söylenir.Onu ağır yaralayabilir.Ve vampirin gümüşten aldığı yaralar çok ağır iyileşir.Genellikle gümüş kamalar ve bıçaklar tercih edilmiştir.Ortaçağda gümüş temiz ve saf olarak kabul edildiğinden kurtadamlar,cadılar ve her türlü kötü hayali şeyler için kullanılırdı.

Akan su diğer önemli bir noktadır.Vampirlerin akan suyu(ırmaklar,çaylar,göller veya denizler)geçemeyeceği söylenir.Tabii gelgit vakitleri hariç.Buraları geçebilmek için(mesela denizleri) bir geminin içinde bulunması gerekir.Vampirin akan temiz suyla öldürülebilceği söylenir.(Mesela Cushing ve Lee'nin oynadığı Dracula 1972 filminde olduğu gibi)Vampir kesinlikle yüzemez.

Bir vampir bir özel mülke mülkün sahibinin izni olmadan giremez.Ama bir defa davet edilirse istediği gibi girebilir.Ama kamunun ortak kullandığı yerlere girebileceği modern edebiyat söyler.

Günışığı ise son derece tartışmalıdır.Aslında folkloric geleneklerde vampiri günışığının yakmadığı kabul edilir.Ama son derece güçsüzdür.Hayvana dönüşme gibi güçlerini kullanamaz.Ama 1922 yılında çekilen Nosferatu ve Hammer korku filmlerinin de etkisiyle günışığının vampiri yakıp kül edeceği tezi popülerlik kazanmıştır.

Katolik Kilisesi kendi gücünü ve propagandasını yayabilmek için vampir avı gibi bir fırsat daha bulamazdı.Ortaçağ'da yaygınlaşan efsanelere göre haç veya çarmıhın vampiri uzak tutacağı(gümüşses daha etkili olacağı) ve derisine kızgın ütü etkisi yapacağı söylenegelmiştir.Bunun için inancın lazım olduğu gene efsaneler içindedir(Stephen King'in Salem Lot adlı kitabı)Yine kutsal suyun vampire asit etkisi yapacağı ve komünyon ekmeğinin zarar vereceği de Hristiyan ülkelerin geleneklerindendir.

Az bilinen bir şey vampirin takıntılı kişilik bozukluğuna sahip olduğudur.Biri yere bir sürü pirinç atsa o vampir o pirinçleri saymak zorundadır.o pirinçlerin hepsini sayıp toplayıncaya dek kurbanın kaçabilceği düşünülürdü.Balık ağı da kullanılabilirdi.

Gene az bilinen bir şey kurtboğan bitkisinin de vampirleri uzak tutacağıdır.Bu yanlızca 1931'deki Dracula filminde kullanılmıştır.Ama Avrupa folklorunda yeri olan bir unsurdur.Kurtboğanın pek çok kötü şeye(mesela kurtadamlar)karşı etkili olduğu söylenegelmiştir.Yine vampirin üzerine konacak bir yaban gülünün onu felç edeceği söylenir.Beyaz gül veya laleye karşı alerjisi olduğundan da az da olsa bahsedilmiştir.Gene Avrupa'da her türlü kötü varlığa karşı tuzun kullanıldığı bilinir.Kapı veya pencerelerin önüne veya arkasına konulan tuzu kötü yaratıkları geriye sürdüğü söylenir.

Ve son olarak en üzerinde konsensüs olduğu ateş unsurudur.Ateş vampiri yakar ve ona zarar verir.En etkin silahlardan biridir.

Vampir Nasıl Yokedilir?

Genel efsanelere göre vampir çam,aspen,akdiken veya üvez ağacından yapılma bir tahta kazıkla vampirin kalbine kazık saplanmalı(gümüş veya demir de olabilirdi) ve ağzına sarmısak yerleştirilip kafasını kesmek gerekirdi.Vampiri yakmak veya

kalbini çıkarıp onu yakmak veya nehre atmakta bilinen çarelerdendi.Gümüşten veya Hristiyan efsanelerine göre kutsanmış kurşunla da öldürülebilirdi.